Işıkların yüzdüğü ve hatta dans ettiği bir nehir var rüyalarımda. Oldukça yüksek bir kayadan bakıyorum genelde. Ne varsa yok aslında, hepsi benim.Ve ben acizce paylaşamıyorum kimseyle, şairin dediği gibi kelimeler kifayetsiz duygularımı aktarmamda. Sadece bakıyorum, bakışlarımla anlatabilmeye çabalıyorum. Nehirde 2 gölge var ışıkların arasında. Yanyana, omuz omuza, yürek yüreğe. Birbirlerine ben diye hitap ediyorlar. Gürül gürül akıyor nehir, aynı hayat gibi. Tutabilene, tutunabilene aşk olsun. Zamanı durduramazların , nehri durdurma çabaları beyhude. Ben’ler durmuş nehrin kıyısında, dalgaların arasındaki Ben'lere bakıyorlar. Biri de çıkıp sen kimsin diye sormuyor, sorular hep ben kimim'le ilgili ...
A.Serhat Demirel
16.02.2013 , Beyoğlu
16 Şubat 2013 Cumartesi
Nehirde iki gölge
10 Şubat 2013 Pazar
Gözlerim Kapalı
Smetana,
Bohemya'nın ulusal kahramanı,müzik üstadı.
Prag'a
gittiyseniz hemen hemen her yerde aynı melodiyi duyarsınız. Bazense duymanıza
gerek kalmadan , farketmeden göz göze gelirsiniz. O öyle bir melodidir ki,zaman
zaman Vltava nehrinin köpükleri arasından gürül gürül , zaman zamansa şehrin binalarının
muhteşem mimarisinin arasından sinsice çıkar karşınıza. Bakmadan görmenin
haylaz heyecanı sarar tüm bedeninizi.
Charles
Köprüsü'nün tam ortasında durdum,gözlerimi kapattım. Kapattım ki, o dünyanın en
güzel şehrinin silüeti , büyüleyip de engel olmasın duymak istediklerime diye.
Gözlerimi kapattığımda nerede olduğumun bir önemi kalmaz bazen. Karanlıktan
korkan bir çocuğun gözlerini kapatması ve kendi aydınlığına sarılması
gibi,kapanan gözler kendi dünyalarımıza götürür benleri. Doğduğumuz,
büyüdüğümüz,vatanımız dediğimiz yerlere götürür bazen, bazen de alır oradan
kendimizi ait hissedemediğimiz yerlere savurur bizleri.
Gözlerim
kapalı, Prag'ı dinliyorum, Smetana'yı dinliyorum, Vltava'yı dinliyorum. Hatta
İstanbul'u ,Paris'i ve İzmir'i dinliyorum.
Nereliyim
ben?
Vatanım
neresi benim?
Sadece
kütüğüme mi bağlıyım?
Yoksa
zincirlerle bir kütüğe mi bağlanmışım?
Hür
bir göçmen kuş misali,nerede sıcaklık bulsam oralı olabilir miyim?
Acaba
sadece güneşin peşi sıra uçan bir kuş, sadece kanatları var diye ,gerçekten
özgür kalabilir mi? Gölgelerin soğuğu ,öğreten bir kucak olamaz mı bazen?
Kendimi
ait hissetsem de, bana ait hissedemediklerimle bunalıyorum durdukça.
Kendimi
verebilmenin huzuru, sahip olmanın hırsları altında eziliyor.
Gözlerim
kapalı, aslında hiç gözlerim açılmamış gibi, hep gösterilenin büyüsünde, hep
dinlendirilenlerin kıskacında gibiyim.
Hiç
bestem olmamış gibiyim , "Vatanım" gibi “Su”ya yazdığım notalarım
olmamışlığın eksikliği var üzerimde.
Gözlerimi
açmaya çalışıyorum. Nehrin hipnoz eden gürültüsü eşliğinde ağırlaşmış göz kapaklarım
direniyor, gözlerim ışığın rahatsızlığı içinde. Açamıyorum. Gözlerimin
itaatsizliği, ruhumun özgürlüğüne bir an için geçici bir güç veriyor.
Yorgunum.
Şehrin ışıkları
arasındaki karanlıkla, gözkapaklarımın altındaki gölgelerin aydınlığının
mücadelesine seyirci kalıyorum.
Duruyorum.
Yine
bir yerlerde Moldau çalıyor, bırakıyorum kendimi şehre, dinleniyorum müzikle…
A.Serhat
Demirel
10.02.2013,
Gaziosmanpaşa
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

