Smetana,
Bohemya'nın ulusal kahramanı,müzik üstadı.
Prag'a
gittiyseniz hemen hemen her yerde aynı melodiyi duyarsınız. Bazense duymanıza
gerek kalmadan , farketmeden göz göze gelirsiniz. O öyle bir melodidir ki,zaman
zaman Vltava nehrinin köpükleri arasından gürül gürül , zaman zamansa şehrin binalarının
muhteşem mimarisinin arasından sinsice çıkar karşınıza. Bakmadan görmenin
haylaz heyecanı sarar tüm bedeninizi.
Charles
Köprüsü'nün tam ortasında durdum,gözlerimi kapattım. Kapattım ki, o dünyanın en
güzel şehrinin silüeti , büyüleyip de engel olmasın duymak istediklerime diye.
Gözlerimi kapattığımda nerede olduğumun bir önemi kalmaz bazen. Karanlıktan
korkan bir çocuğun gözlerini kapatması ve kendi aydınlığına sarılması
gibi,kapanan gözler kendi dünyalarımıza götürür benleri. Doğduğumuz,
büyüdüğümüz,vatanımız dediğimiz yerlere götürür bazen, bazen de alır oradan
kendimizi ait hissedemediğimiz yerlere savurur bizleri.
Gözlerim
kapalı, Prag'ı dinliyorum, Smetana'yı dinliyorum, Vltava'yı dinliyorum. Hatta
İstanbul'u ,Paris'i ve İzmir'i dinliyorum.
Nereliyim
ben?
Vatanım
neresi benim?
Sadece
kütüğüme mi bağlıyım?
Yoksa
zincirlerle bir kütüğe mi bağlanmışım?
Hür
bir göçmen kuş misali,nerede sıcaklık bulsam oralı olabilir miyim?
Acaba
sadece güneşin peşi sıra uçan bir kuş, sadece kanatları var diye ,gerçekten
özgür kalabilir mi? Gölgelerin soğuğu ,öğreten bir kucak olamaz mı bazen?
Kendimi
ait hissetsem de, bana ait hissedemediklerimle bunalıyorum durdukça.
Kendimi
verebilmenin huzuru, sahip olmanın hırsları altında eziliyor.
Gözlerim
kapalı, aslında hiç gözlerim açılmamış gibi, hep gösterilenin büyüsünde, hep
dinlendirilenlerin kıskacında gibiyim.
Hiç
bestem olmamış gibiyim , "Vatanım" gibi “Su”ya yazdığım notalarım
olmamışlığın eksikliği var üzerimde.
Gözlerimi
açmaya çalışıyorum. Nehrin hipnoz eden gürültüsü eşliğinde ağırlaşmış göz kapaklarım
direniyor, gözlerim ışığın rahatsızlığı içinde. Açamıyorum. Gözlerimin
itaatsizliği, ruhumun özgürlüğüne bir an için geçici bir güç veriyor.
Yorgunum.
Şehrin ışıkları
arasındaki karanlıkla, gözkapaklarımın altındaki gölgelerin aydınlığının
mücadelesine seyirci kalıyorum.
Duruyorum.
Yine
bir yerlerde Moldau çalıyor, bırakıyorum kendimi şehre, dinleniyorum müzikle…
A.Serhat
Demirel
10.02.2013,
Gaziosmanpaşa
Paylaşmak Güzeldir
Email
Facebook
Twitter
Technorati
Delicous
Digg
Yahoo
Google
Live Space
MySpace
0 yorum:
Yorum Gönder