Aklımın ve bedenimin arasındaki gerilim şiddeti, yaşlandıkça
azalacağına artıyordu. Şimdi dedim,büyüdüm, artık durulacak bu dalgaların yarattığı sarsıntılar. Olmadı,
olamadı.
Kendimi tanımaya yöneldiğim ilk yıllar anlamaya,
anlamlandırmaya çalışmakla geçti kendimde ve çevremde görüp dinlediklerimi. Anlamlandırmaya
ilk adımlarımla birlikte kendimi teslim ettim göremediklerime ve
duyamadıklarıma.
Her bulduğum bir bilmeceydi önceleri çözülmesi gereken benim
için, sonra esas bulmacanın kendim olduğunu kavradım. Esas olan benim
dışımdakiler değildi.
Şimdi sorarsanız bana ;
Neler değişti dünden bugüne :
Aslında hiçbirşeyle herşey arasında birşeyler değişti. Ne
hiç’e , ne de her’e uzak,
Siyahla ile Beyaz arasındaki fark kadar. Kaçamak cevap
vermek değil amacım ama, aslında
anlatabilecek çok şey de yok, huzursuzum aslında. Galiba değişimin öznesinden
kaynaklanan bir huzursuzluk.
Birçok şey değişti fiziksel olarak, ancak bir tek şey var
ki, onun değişimi aslında herşeyi değiştirdi.
Ben,
Ben değişti,
Ben değiştim.
Hayat benden ibaretti, ben varsam vardı, yoksam yok.
Anladığım kadar değil, yaşadığım kadar insandım.
Artık yaşatabildiğim kadar da.
Bulamadıklarım vardı, ardından üzüntülerim, matem dolu
sessizliklerim.
Kendimi bilme çabam vardı. Yolumun başını ve yolun sonunu
sorgulardım.
Yarınlara bırakabileceklerim için bitmek tükenmek bilmeyen
enerjim vardı, daima güneş tam da gölgelerin göremediğim andaydı.
Bugün için de arayışlarım var artık, bugüne dair görevlerim bekler şimdi.
Neleri değişmiş algıladım diye düşünürken, neler aynı kaldı
benim için sorusu kurcaladı aklımı.
Yaşamak AŞK’mış, Aşkınlığa duyulan AŞK.
Acı içindeyken mutlu olmak
Yalnızken kendi kendinin dostu olmak
Kalabalıkta eksiğini bulmak
Onunla tamamlanmak
Sonra beraber eksik kalmak
…
Sonra başkaldırmak da insanlıkmış, köle olmamak da, köle
kalmamak da.
görmek , gördüğüne göz yummamak da insanlıkmış.
Gördüğünün ardındakileri düşünerek anlamlandırmaya çalışmak
da…
Aşk değişmedi, kendimi anlamak , insana ve insanlığa olan
inanç ve hayranlık değişmedi. Arayışlarım değişmedi, bulamadıklarım hala aynı
kaldı. Ancak İnsanlığın İnsan’dan beklentisi, öncelikle kendisinin değişime
açık olmasıdır. Dün kendisinin
değişimi için çalışan , bugün değişen olduğu kadar değiştiren de
olmalıdır. Kendi özünün gürlüğüne
ulaşan insanın , fikir özgürlüğü davasında artık toplumun düzensizliğine de başkaldıran olma vakti de gelmiştir artık.
Başım havada…
A.Serhat Demirel
14.03.2013,Beyoğlu
Paylaşmak Güzeldir
Email
Facebook
Twitter
Technorati
Delicous
Digg
Yahoo
Google
Live Space
MySpace
0 yorum:
Yorum Gönder