Yağsın demekle olmaz, yağdıralım. Eskiye rağbet olsun. Artık herşey bu kadar hızlı ve pervasızca eskimesin, eskitilmesin.
Hafızam pek iyi değildir, geri kalan senelerde de böyle miydi acaba? Eskiyen sadece yıllar olmamaya başladı ; bilim , sanat, popüler kültür, arabamız, telefonumuz, gittiğimiz cafe’ler ve insanlar eskimeye başladı. Eskitmeye başladık. Eskimek bugünkü zamandan , beri de kalması olarak düşünülmesin, nostalji değil bu. Eskitiyoruz, ve kullanılmamak üzere ya raflara kaldırıyoruz, ya da veriyoruz gidiyor eskiciye. Sıkılıyoruz, eskisin istiyoruz.
Düşünür müsünüz lütfen, her yeni yılda, alışkanlıklarımızdan kurtulmak için kararlar verir, hayatımızı yenilemek üzere sözler veririz. Bu refleks olarak planlarımızın içine dahil olur, tam da Aralık’ın son haftasında. Bu arada geleceğe taşımamız gereken ne kadar da çok şey vardır aslında, ama arada kaynayıp gider bazıları.
İyi de ben mutluyum gittiğim meyhanden, kitap aldığım kitapçıdan, yaptığım hatalardan, içtiğim kahveden, selamlaştığım insanlardan. Bunlar beni ben yapanlar, neden top yekün yenileneyim ki?
Sevgili Dostlarım,
Ben , benim bir kısmımı bu sene 2009’da bırakmaya, eskitmemeye karar verdim. Hatta eskittiklerimi, tekrar raflardan indirmeye ve eskiciye sattığım fiyatın iki katını ödemeye apaçık niyetliyim de.
2010 sana da bir çift sözüm var: Erken geldin, bekle hele biraz , daha zamana ihtiyacım var. Söz dinlemezsin bilirim, ama ben bir süre daha hakkını vereceğim 2009’un. Varsın takvimler seni göstersin, benim yüreğimin saati hep daha yavaş atacak. Kendime sözüm var....
Arşvimden 2009, Aralık
A.Serhat Demirel , Levent
Paylaşmak Güzeldir
Email
Facebook
Twitter
Technorati
Delicous
Digg
Yahoo
Google
Live Space
MySpace
0 yorum:
Yorum Gönder