BLOGGER TEMPLATES - TWITTER BACKGROUNDS

VI VERI VENIVERSUM VIVUS VICI

Ben ve Kendim.



Kendimi dinliyorum, yazarak hesaplaşıyorum.









13 Kasım 2010 Cumartesi

Sade bir kruvasan, sadece bir kruvasan...

Bu sabah gün benim için sadelikten uzak başladı. Bir önceki gece erkenden yumuşacık yastığa gömdüm başımı. Vücudumdaki her hücrenin toplu isyanı vardı, artık dinlenme zamanı geldi emrine uydum istemeye istemeye. Sabahsa vücudumda dolu dolu bir mutluluk, bende ise huzursuz bir dinlenmişlik vardı. Ama sadece bir sabah, sade bir sabah değildi, gözlerimi açtığımda hissettiğim ilk duygu buydu. Gün güneşin ve ayın getireceği sürprizleri müjdeliyor diye düşündüm. Aile mutluluğunu uyanma anında aynı yatakta dört kişi paylaşmak tuzu biberiydi sanki bunun. İstikamet Beyoğlu, biraz bale lazım Doğa ve Zeynep’e…
Kahvaltı Pera’da olacak bugün. Artık hayatımda bir günaydın kadar kanıksanmış bir dolu fincan filtre kahve. Sade kahve, ama benim için sadece bir kahve değil . Hem dünün, hem de bugünün benimle ortak paydası, beraber yaşanmışlıklarımız var. Zaman olur gecelerde bilgisayarımın başında, zaman gelir sabahın ilk sohbeti sırasında, sadık bir dost sanki. Zamanı beraber yaşıyoruz ve yaşatıyoruz. Her yudumunda ayrı bir tat var gibi, geçen zaman gibi, aynı güneşin altında farklı günler gibi, farklı farklı hissedilip biriktirilenler gibi. Gözlerimin daldığını hissediyorum bir anda, kendime geliyorum . Koskocaman bir ağaca bakıyorum. Dallarındaki yapraklar düştü düşecek, sanki dünkü ağaç değil oradaki ihtişamlı hayat. Yaprakları, gövdesi ve gölgesi dünkü gibi değil. Yeniden başlamış bugün hayata. Altından yürüyen insanlara ve arabalara selam durur , vakur bir hali var. “Siz yoktunuz buralarda, arkamdaki koskoca bina yoktu burada, ama dünden bugüne değişen bu değil sadece diyordu. Ben de değiştim , değişmeye devam ediyorum. Düne öykünerek yaşamıyorum bu dünyada, bugün var benim için. Bugünü yaşadıkça hakkıyla, yarın var olmaya devam edeceğim.” Sana da selam olsun be arkadaş.. Gülhane Parkındaki Ceviz Ağacı aklıma geldi. Bugün giderek ona farkında olduğumu söylemek istedim, onun ve Nazım’ın duyacağını bilerek. “ Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, ben bir ceviz ağacıyım…” Sade bir duruş, sadece bir duruş değildir Gülhane Parkındaki…
Bir ısırık alıyorum, beyaz tabakta beni bekleyen kruvasandan. Sade bir ısırık değil, sadece bir kahvaltı değil. Dün akşam Remzi ile birer elma votka attık 360’da. Orada söyledi , “ Her gün yaşadığım ritüel, her seferinde bana bir yaşanmışlığı hatırlatıyor. Sade bir ritüelin, sadece bir ritüelin ötesinde bana bizi hatırlatıyor” .Düşündüm. Bu ısırık da bana, hayatımı anlatıyor.
Ya siz sade ve sadece bir yaşama mı sahipsiniz?... İyi bayramlar…
A.Serhat Demirel
13.11.2010, Pera

0 yorum: